Haftalık Gündem 2020 #36 – İstemem, Biyolojik Beyin, Sonuncu Kez

Bu hafta çıkan iş sayısı olarak fazla iş çıksa da çıkan işlerin yeterliliği tartışılır. Güzel parçalarda çıkmadı değil ama genel olarak ortalama bir hafta geçti diyebilirim. Haftalık Gündem değerlendirmesine geçersem;

Ahiyan – İstemem; 10/10

Bu parçayı şöyle örneklendirebilirim. Teknoloji herkesin bildiği üzere uçsuz bucaksız bir dünya. Yani insan kendini teknoloji sayesinde eğitebilir. Kimi insanda kötü yollarda düşebilir. Trap Sound’u da böyle bir şey. Kimi “Sürtüğe Bakkk” gibi işler yapıyorken kimi bu tarz müthiş işler sunabiliyor. Bu sebeple Ahiyan’a çok saygı duyuyorum. Farklı bir şey yapıyor o işin tutup tutmaması önemli değil, o iyi hissettiği hoşuna gideni yapıyor ve bunu hissettiriyor.

Parçanın konsept bir iş olması beni parçaya çeken en önemli husus. Maalesef artık bu tarz işleri göremiyoruz. Belli kalıplara sıkışmadan özgün liriklerle harika bir iş çıkarmış. Parçanın en güzel yeri kesinlikle nakarat. İnanılmaz damar ve alıp götürüyor.

Anıl Piyancı & Emrah Karakuyu – Yürüyoruz Yana Yana ; 4/10

Bu hafta özelinde merakla beklediğim bir parçaydı. Emrah Karakuyu gerçekten iyi bir RNB vokalisti. Az üretmesi sebebiyle ürettiği zaman benim adıma merak uyandırıyor. Emrah Karakuyu özelinde değerlendirdiğimizde gerçekten başarılı bir iş. Çok güzel bir nakarat okumuş, o karanlık havayı müthiş yansıtmış. Ama aynısını Anıl için demek bence mümkün değil.

Anıl Piyancı piyasaya çıktığı zamanlar tarz olarak yenilikçi ve farklı aurası sebebiyle ön plana çıkıyordu. Ama nerdeyse 4-5 yıldır aynı flow ,aynı kafiyeler, parça tarzı ne olursa olsun aynı vokal ile parça yapıyor. Yani şahsen Anıl Piyancı parçaları artık bana bir şey ifade etmiyor. Nakarat ve altyapının güzelliği sebebiyle dinlenebilir bir parça olmuş, ama Piyancı’nın kısmı bence içler acısı.

Velet x 6iant x Defkhan – Biyolojik Beyin; 5/10

Bu hafta bazında umutlu olduğumda iş bu parçaydı. Girişini dinledikten sonra tüm hevesim kırıldı. Telaffuz olarak çok garip bir biçimde başlamış Velet. Velet, çok deneme yanılma yoluyla Rap yapıyor. Yani ben her şeyi yapayım ne tutarsa ekmeğini yerim kafasında. Bu da genelde parçaların ruhunu öldürüyor. Belli bir flow kalitesi var, bu şekilde kendini az-çok dinlettiriyor. Ama parça devamlılığı olmuyor. Bu parça Velet penceresinden böyle. Defkhan konusunda ise çok fazla bir şey demeye gerek yok. Ama bu tarz tek düze Beat’ler de tekrara kaçma handikap oluşturuyor gibi.

Patron – Sonuncu Kez; 2/10

Gerçekten tam bir memur oldu Patron. Mahlas örnek tezatlık teşkil etse de bence daha cuk oturan bir örnek yok. Patron ana akım olmadan hemen önce bir hikayesi, bir olayı vardı. Piyasada en çok uğraşan, ama bu endüstride kendine bir yer edinememiş, en yakınları tarafından satılmış ve piyasa için “bitmiş” gözüyle bakılan bir adamdı.

Bu konsepti kendine çok iyi oturttu albümleri olsun, çıkardığı diss olsun dibine kadar kazıdı ve hak ederek ana akıma gelmiş birkaç kişiden biri oldu. Ama sonrası gerçekten facia. Tutuyor diye aynı şeyin lacivertini yapıyor. Kariyerinde iki tane aşk parçası diyeceğimiz parçalar yaptı yakın dönemde. Bunlar “Manzaralar” ve “Yanıyorum Hala” parçaları. Dinleyince yaşanmışlığın ve adamın derdini anlıyorsun. Bir yerden de kendi yaşanmışlıklarına bağlanıyorsun. Ama bu parçayı dinliyorum, gerçekten bütün sözler laf olsun diye yazılmış.

Salak saçma kafiyeler, manasız sözler yani klasik popçu mantalitesi ile parça yapmış adam. Kafa yormayacaksan yaptığın işe ben seni neden dinleyeyim abi. Biraz özen ya gerçekten. Son zamanlarda inanılmaz bir şekilde Astral’in ekmeğini yiyordu Patron. O da olmayınca tüm defoları ortaya çıkmış. Şarkıda tek beğendiğim kısım nakarat oldu. Moda sokan bir nakarata sahip parça, ama sadece nakaratla bitmiyor mevzu.

Aspova – Çok Özledim; 5/10

Gerçekten Mc’lerimizin en büyük problemi beklentiyi doğru ayarlayamama. Bu parça çıkmadan Aspova “hayatımın rapini yaptım” dedi. Yani bunları deme baba, sence öyledir ama beklentiyi o kadar arttırmanın ne lüzumu var. Bence son albümünde bundan iyi 5, bir öncekinde de en az 7 parçası var. Gerek var mı bu tarz söylemlere bilmiyorum.

Parçaya gelince bu tarz işlerde daha damar bir şey yakalayınca beğeniyorum. Misal “Dur Dedik” parçası. Ya da “Sabır” parçasındaki gibi atmosferik ve daha önce yapılmamış şeyler dinleyince. Bu parçada da bir şeyler denemiş ama daha çok sesinin oktavı hususunda denemeler mevcut. Çok başarısız diyemem parçaya, ama beklentimin epey altında kaldı.

Kdr – Ayna; 7/10

Lirikal anlayış olarak beğendiğim ve kendime yakın bulduğum isimlerden Kdr. Az üretmesi hususunda mutsuz olduğum isimlerden. Parçaya gelirsek yine anlatım odaklı, doğru referanslar barındıran ve karanlık havayı hissettiren güzel bir iş olmuş. Özellikle B.I.G ve Pac referanslarını çok beğendim. Yalnız altyapıyı inanılmaz vasat buldum. Daha iyi bir altyapı ile bu parçayı dinlemek isterdim.

Lütfen sizler ile buluşturduğumuz Haftalık Gündem yazısı hakkındaki olumlu veya olumsuz, herhangi bir düşüncenizi yazımızın sonunda yer alan yorum bölümünden bizler ve diğer yüz binlerce okuyucu ile paylaşmayı unutmayın. Ayrıca bu Haftalık Gündem yazısını sosyal medya hesaplarınız üzerinden arkadaşlarınız ile paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmamıza yardımcı olabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Bu içerik korunmaktadır!