arama

Özgür Sohbetler #7 – Sayedar’a Merak Edilenleri Sorduk!

Özgür Sohbetler serimizdeki kısa aranın ardından röportajlarımıza tam gaz devam ediyoruz. Yedinci bölümümüzde Sayedar konuğumuz oldu ve sorularımızı cevapladı.
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Yusufcan Aksu

Özgür Sohbetler serimizdeki kısa aranın ardından röportajlarımıza tam gaz devam ediyoruz. Yedinci bölümümüzde Sayedar ricamızı kabul edip konuğumuz oldu ve sorularımızı cevapladı.

Röportajımızı bitirmemizden kısa süre sonra Sayedar, Kadıköy’den çıkmış müzik grubu Merdiven’in tekrardan bir araya geldiğini duyurdu. Merdiven Cru’da şu anda Sansar Salvo, Rapozof, Sayedar, Narkoz, Despo, Şüphe, Apache Squad (Firar & Gencay Kaya), Xir, Mafsal ve Dikta yer alıyor.

Şimdi hızlıca Sayedar ile yaptığımız kısa sohbete geçiş yapalım.

Öncelikle selamlar. Röportaj isteğimizi kabul ettiğin çok teşekkür ederiz. Seni platformumuzda ağırlamaktan onur duyuyoruz. Klasik sorular ile başlayalım dedik.

Eyvallah, teşekkür ederim ben de.

Sayedar kimdir? Kendinden bahsedebilir misin?

1988 Kadıköy doğumluyum. 2004’ten beri aktif olarak Türkçe rap piyasası içerisindeyim. Müzik haricinde NBA ve Euroleague maçlarını takip etmeyi seviyorum. Boş vakitlerde kitap okuyorum, biraz açmak gerekirse; Edgar Allen Poe, Kafka, Gogol, Dostoyevski, H.P. Lovecraft, George Orwell, Asimov, Tom Robbins, Ray Bradbury, H.G. Wells, Neil Gaiman, Jean-Christophe Grange falan. Türk yazarlardan bildiğin Ferhan Şensoy hastasıyım. Tabi ki oyunlarının da. Sanatçı gibi sanatçı. Bir röportajında “Ben bok gibi duygusal bir adamım aslında, ama faça vermem” diyor mesela, benzediğimiz çok yön olduğunu düşünüyorum. Arada filmdir, yabancı dizidir takılıyorum onun haricinde. Şu sıralar Orphan Black diye bir diziye sardım mesela, kıyak baya.

Hip Hop kültürü ile tanışma hikayen nasıl gerçekleşti? Kültürü sevmende önemli rol oynayan biri veya bir olay var mı?

HBB diye bir kanal vardı ben çocukken. Orada NBA maçları verilirdi, maçtan önce de eski maçlardan en iyi hareketler, sayılar vs. O bölümde yoğunlukla bir şarkı çalıyordu, sonradan adının “Hip Hop Hooray” olduğunu öğrendiğim. 96 senesiydi bu arada. Bilinçsiz bir şekilde dinleyip etkilendiğim ilk şarkı oydu. Söyleyen grubun adını dahi bilmiyordum. Daha sonra bana o şarkının olduğu Naughty By Nature grubunun “19NaughtyIII” kaseti hediye edilince sürekli dinlemeye başladım. Kadıköy Akmar Pasajı’na gidip “bu tarz kaset var mı sizde?” diye diye kasetler ve sonrasında CD’ler toplamaya başladım. Hiç Türkçe dinlemiyordum, zaten bir Cartel’den haberdardım o zaman. Daha sonra genellikle albümleri aldığım müzik market “bak bunu beğenirsin sen” diyerek bana Yeraltı Operasyonu 1 albümünü sattı. Nefret’in İntihar şarkısına bayıldım. Öyle kanımıza girmiş oldu Türkçe Rap. Sonra eski, yeni herkesi araştırmaya başladım. Okulda içine kapanık bir öğrenciydim aslında, ama ortaokulda öğretmenler ve müdürle alakalı komik kafiyeli sözler yazıp, sınıfta okuyordum 🙂 eğlencesine. Diğer sınıflara kadar gitmişti bu muhabbet, onlar da gelip dinliyorlardı teneffüslerde. Biraz da popülerlik kattı bu bana. Zamanla yazmaktan hoşlandığımı fark ettim. İlk kaydımı da 2002’de Younglord diye bir kasetin sonundaki beatlere almıştım, kasetçalara saçma bir mikrofon bağlayıp. O şekilde kendimi sürekli geliştirmeye çalışarak yıllar geçti işte.

Dinleyiciler uzun süredir Önder Şahin ile ortak albümünüz Gölge Boksu’nu bekliyorlar. Albümdeki son durum hakkında bilgi verebilir misin?

Bir plak şirketi ile bugün itibari ile anlaştık. Sözleşme imzalanınca açıklarız. Daha evvel başka bir şirketle imza atmadan açıklama yaptık, sözleşme bir geldi, hiç bahsettikleri gibi durumlar yok 🙂 şahane bağlayıcı bir sözleşme. Teşekkür edip uzaklaşmak zorunda kaldık. Kezzo düetini okumadık hala bir de, ondan başka bir işi yok albümün. Hazır her şeyiyle. Tekrar bahsetmek gerekirse; Ceza, Killah Priest, Sansar Salvo ve Kezzo’nun bize eşlik ettiği, beatlerinin Baykan Barlas, Jasi Karalic, Fireonblack, Bronx Beats, Intra Campo ve benim tarafımdan yapıldığı bir albüm Gölge Boksu, elimizden geleni yaptık, umarım beğenirsiniz.

Flow Radyo’da her hafta Underground Hitz isimli bir program yapıyorsun. Dinleyicilerden aldığın geri dönüşlerden memnun musun?

Çok geri dönüş almıyorum açıkçası. Yabancı rap’in pek dinleyicisi yok gibi, gençler anlamadığım müziği dinlemem diyor genelde. Ancak ben hip hop’ın sadece Türkçe rap dinlenerek anlaşabileceğine kesinlikle inanmıyorum. Dil bilmek de önemli, kültürle alakalı pek çok argüman İngilizce. Flow Radyo bu ülkede hip hop’ı anlatmaya, insanları bilgilendirmeye çalışan en önemli oluşum şuan. Ayrıca Youtube’da Guerrilla Republik var, yeraltı ya da popüler rap şarkıları Türkçe altyazı ile yayınlıyorlar. Kültüre katkıları şahane. Takip edin ya, ben İngilizce’yi rap dinleyerek öğrendim mesela. İçinizde olması lazım tabi, 31 yaşımda hala bilmediğim biri dinletilince falan mutlu oluyorum.

Oldukça geniş bir müzik arşivin olduğunu sosyal medya hesaplarını takip edenler görebiliyor. Bu koleksiyonculuk durumu nasıl başladı?

Ben çocukken dayımla çok zaman geçirirdim. Kendisi rockçıydı. Odası kasetlerle doluydu. Zaten o dönem internet yok, başka da çaren yok TV ya da radyo harici müzik dinlemek istiyorsan. Satın alacaksın. İlk başlarda mecburiyetti, dinlediğim müzik doğru düzgün bir yerde çalmıyor tabi. Sonra albümler aldıkça içindeki selam ve teşekkür kısımlarına tutulmaya başladım, oralardan çok adını sanını bilmediğim rapçi buldum zamanında 🙂 sonra hastalık boyutuna ulaştı zaten. Ortaokulda kaç kere kantinden yemek almak ya da eve minibüsle dönebilmek yerine albüm aldığımı hatırlıyorum. Son kuruşuma kadar yerli yabancı albümlere verirdim paramı. Koleksiyon yapmak şu sıralar pahalı ama hala eğlenceli bir hobi benim için.

Dinleyicilerin ile aranda geçen en ilginç diyalog neydi?

En ilginci sanırım Antalya’dan beni ve diğer sevdikleri mc’leri görebilmek için Kadıköy’e gelen 4 arkadaştı. Sosyal medyadan yazmak yok, olaydan hiç haberim yok haliyle. Bir arkadaşımla Kadıköy’de dolaşırken es kaza karşılaştık, dönmelerine de 3 saat vardı ve sadece bana denk gelmişler geçirdikleri 2 günde 🙂 bana durumu anlattıklarında çok şaşırmıştım. Bir daha ki sefere yazın bana kesin dedim ama bakalım 🙂

Şu sıralar yerli veya yabancı kimleri dinliyorsun? Okurlarımıza tavsiye edebileceğin isimler var mı?

Yerli dinlemiyorum çok, bakıyorum sadece kim ne yapmış diye. Ama dışarıda falan Türkçe dinlemiyorum genelde. Yabancı rap kısmı da çok değişken aslında, kimleri dinlediğimi merak edenleri her Salı saat 22:00-23:00 arası flowradyo.com’a beklerim. Playlist’leri sürekli güncelliyorum.

Özgür Sohbetler serimizde katılıp sorularımızı cevapladığın için teşekkür ederiz. Okuyucularımıza son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Okuyun, araştırmacı olun, öğrenme isteğiniz olsun. En önemlisi bunlar. Sevdiğiniz müziğe sahip çıkın. Sırf popüler diye, dinlenme, izlenme sayıları ile müzik zevkinizi kıyaslamayın. Bizler hep buralarda olacağız. Sevgiler ve başarılar Özgür Hip Hop.