Şam Tüm Olaylar Hakkında Açıklama Yaptı

Geçtiğimiz günlerde yaptığı Instagram paylaşımları ile Türkçe Rap ve internet aleminde büyük bir ses getiren Şam, bu konular hakkında sakin ve uzun bir açıklama yaptı. Olaylar 11 Haziran’ın ilk saatlerinde yaşanmaya başladı.

Genç sanatçı Şam toplamda 35’den fazla hikaye ve 5’den fazla canlı yayın ile bu süre boyunca düşüncelerini paylaştı. Açıklamalardan sonra Rap dünyasından ve bu olaya hakim olan herkes Şam olayı hakkında yorumlarını paylaştı. Olayın tarafları ise bugün birtakım açıklamalarda bulundu.

Bütün iddiaları ortaya atan Şam ise detaylı ve yeniden gözden geçirilmiş açıklamasını bir video ile ayrıca yazılı olarak da yayınladı. Açıklamanın tam haline aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Lütfen bu konu hakkındaki düşüncelerinizi aşağıdaki yorum bölümünden bizler ve diğer binlerce okuyucu ile paylaşmayı unutmayın. Ayrıca bu haberi sosyal medya hesaplarınız üzerinden paylaşarak daha fazla kişiye erişmemize yardımcı olabilirsiniz.

Şam Detaylı Açıklama

Merhaba kardeşler. Öncelikle aklınızın çok karışık olduğunu biliyorum çünkü susturulma korkusuyla anlatmak istediklerimi biraz hızlı anlattım ve bu konuşmayı olayları daha açık ve sakin bir şekilde yapabilmek için hazırladım. Ama her şeye rağmen olayları aklı ve kalbiyle yorumlayıp, bana destek olan, arkamda duran herkese ne kadar teşekkür etsem azdır çünkü siz olmasaydınız bugüne kadar dost bildiğim insanlar tarafından oluşturulmaya çalışılan algı yüzünden; şu anda deli yaftası yemiş bir müptezeldim 🙂 Öncelikle en önemsiz ama ilginizi malesef en fazla çeken konudan başlamak istedim. 10 yaşımdan beri Kadıköy Acil oluşumu içerisinde bütün benliğimi vererek 12 sene bünyesinde bulundum. Ve bu oluşuma yakın kişiler bundan 4 gün öncesine kadar biliyorlardı ki , grubun başında ki Selo’nun en yakın olarak gördüğü kardeşi bendim. Çünkü 10 yaşından beri bana anlatılan Kadiköy Acil’in bu kültür için mücadele eden ve BAĞIMSIZ müziği destekleyen önceliğin abilik kardeşlik ve güzel ilişkilere dayanan bir oluşum olduğuydu. Fakat yaşadıklarımı düşünmeye başladığımda bu oluşumun anlatılanlarla, hayata işleyiş tarzının çok farklı olduğunu biraz geçte olsa anladım. Aranızda bazılarının haklı olarak ‘bunlar illuminatiyse selo niye bu kadar kötü rap yapıyor’ yada ‘gidip Kadıköy’deki esnaflara sorun’ tarzında, basit düşünen arkadaşlara olayın nasıl işlediğini anlatmak istiyorum. Ama öncelikle piramit sisteminden oluşan bu Yeni Dünya Düzeni’nin dereceleri arasındaki güç yaptırım farkını çok iyi algılamanız gerekli. Görüldüğü gibi en tepede Ra’nın gözü yani luzifer var. Çünkü tüm bu sisteme yüksek derecede biat eden kişilerin felsefesi kısaca; iyilik var olmadan kötülük var olamaz. Kötülük var olmadan iyilik var olamaz. Ve onlar kötü olmayı iyiliğin var olabilmesi adına seçtikleri için kendilerini gerçek iyiler olarak görüyorlar. Ama iyilikleri sadece kendi dünyası içinde dönüyor ve biz toplumlara cehennemi yaşatıyorlar. Ama müzik sektörü ve sanat dünyasının bu piramitte aldığı yer özellikle Türkiye’deki pazarlarında çok üst sırada değil.

Bu seviyedeki olaylar kafanızda kurguladığınız gibi ayinler ve gizli tarikatlarla olan işler değil. Kafanızda çokta büyütmenize gerek yok.

Ortada, sistemin büyük balıklarının milyonlarca dolar yatırıp açtığı; plak veya booking şirketlerinin oluşturduğu kocaman bir pazar var. Ve bu pazarın sizden beklentisi ve para yatırımı yaptığı işler; insanları düşündüren sanat eserleri değil tersine insanları aptallaştıran zanaat eserleri istemesi ve sizde hayatta kalabilmek adına biraz para için en sonunda onların dediğini yapmak zorunda kalıyorsunuz kendi tercihlerinizle. Ruhunu satma deyimide aslında tam olarak budur. Duygu ve kalbinizle değil, sadece maddisel düşüncelerle hayatınızı yaşıyorsanız zaten kimsenin bu olayları size anlatmasına gerek kalmıyor siz bilinçsiz bir şekilde bu sisteme en çok hizmet edenlerden oluyorsunuz djdjdj
Ama bunu bir silah zoru veya size sim siyah giyinmiş maskeli insanlar yapmıyor 😀 Hatta şirketlerdeki kilit isimler hariç kimse olayın ne olduğunun farkında bile değil bugüne dek bu sisteme farkında olmadan çalışan ben ve diğerleri gibi 😀

Kadiköy Acil’e dönücek olursak burası kurumsallaşmamış bir oluşumdu. İlk zamanlarında açılan dükkan ve stüdyo battıktan sonra bu topa girmeyi bir daha düşünmedi çünkü Selo. Ayrıca ideoloji ve iyiliği dilinden düşürmeyip, üç kuruş gördüğünde karakterini düşünmeden satıcak biri için kurumsallaşmadan dolandırmak daha basit bir olaydı. Zaten müzik olayıyla, rap patladığı yıla kadar çok ilgilenmeyip, geçimini daha çok, götünü yaladığı Hells Angels çetesinin sağladığı mekan kapılarından yada arkasında atıp tutup önünde el pençe olduğu, Sedat Peker gibi sistemin kuklası, botokslu mafyaların önünde ezile bezile sağlıyordu ve sağlamaya devam ediyor.

Rap’e tekrar döndüğünde ise çok eskiden beri tanıdığı Yaşamayanlar gibi bir çok dizinin yatırımcılığını yapan adını bile bilmediğim bir adamdan sürekli işler alarak sağlamaya başladı. Ve Kadiköy Acil oluşumu tekrar hareketlendiğinde; içinde bulunduğu durumları etrafındakilere asla anlatmadan ‘biz bir aileyiz, senelerdir hiç ayrılmadık ayrılmayacağız, biz gerçekten bu kültür ve sokak için savaşıyoruz’ yalanlarıyla temiz kalpli insanların beynini yıkayarak, bir arada tutuyordu.

Ve grup içindekilerden sürekli olarak aptal aptal şeyler isteyerek, yapıp yapmadığına göre ona olan bağlılığını test ediyor, bağlılığına ve kendisine düşecek paya göre etrafındaki insanlara bulunmuş olduğu sistemden gelen işleri paslıyordu.

Ama herşeyin farkında olanlarda var elbet. Uçuruma atlayın dese tereddütsüz atlayacak 3-4 şak şakcıyla beraber olayları dahada belli etmeden döndürüyorlardı.
Beni en yakın görme sebebi ailemin bulunmuş olduğu konum ve onun yaptığı yanlışları her zaman dürüst bir şekilde yüzüne söyleyebildiğim içindi. Ve gerçekten beni tanıyanlarda bilirki bende; bana anlattıklarında ve yanımda yaptığı rollerden dolayı onu hep çok sevdim ve iyi bir insan olduğundan şüphe duymamıştım son zamanlara kadar ve bana bu kültürde çok destek verdiğini düşündüğüm için her zaman destek olmak istedim. Yediğin kaba sıçtın diyen insanlar, Kadiköy Acil tekrar oluştuğunda en çok emek veren insanın ben olduğumu unutmasınlar. Şehinşah’tan nefret edip hiç sevmemesine rağmen zorla, çok iyi bir müziği olduğunu gerçek rap yaptığını anlatıp dayatarak en sonunda ikna etmiştim. Ve şimdi denize düşen yılanlar bir birine sarılıyor 🙂

Ben kimseden nefret etmiyorum. Bugün onlar benim hakkımda yalan yanlış haberler çıkartmış olsa bile. Onları yaptıklarından dolayı yargılayamam her insan hayatta hakettiğini yaşıyor sonuçta. Bunları yapmamın sebebi onlara olan kırgınlığım değil, insanların olayları görebilmesini istemem. Çünkü bugüne kadar gerçekten yaptığım her müziği sizin çıkarınız için sahteden anlattığınız o ideolojiler için yaptım ve yapmaya devam edicem.

Avatar

Yusufcan Aksu

2016 - 2020 yılları arasında oyun ve espor basınında yer alan Yusufcan, Özgür Hip Hop ile birlikte takipçisi olduğu Hip Hop kültürü hakkında içerikler üretmeye başladı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Bu içerik korunmaktadır!